Teknik Yazılar - Anket Çalışması ve Değerlendirilmesi
Giydirme Cephe Sistemin Kullanıcılarının Sistemin Konfor Koşullarına İlişkin Görüşlerini İçeren Bir Anket Çalışması ve Değerlendirilmesi
Bursa Uludağ üniversitesinden Sn. Doktor Filiz Şenkay Sezer'in ilginç, tasarımcılara ve yapımcılara faydalı olacağını ümit ettiğim araştırmasını müsaadeleri ile aşağıda takdim ediyorum. Bu vesile ile çalışmalarından dolayı Sn Şenkay Sezer'e tebrik, takdir ve teşekkürlerimi sunuyorum.

CWG danışmanlık ltd.
Yenal OKTUĞ
Yüksek Mimar

 

Özet
Yapı malzemeleri ve bina yapım tekniklerindeki gelişmeler, cephe konstrüksiyonu üzerinde de etkili olmuş ve giydirme cephe kavramının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Yapı kabuğu, yapıların mimari biçimlenişlerinin yanı sıra dış çevre koşulları ve işlevlerine bağlı olarak; bina içinde iklimsel, işitsel, görsel vb. gibi diğer konfor koşullarının yaratılmasında önemli bir rol oynamaktadır. Yaşadığımız binalarda, binanın konstrüksiyonu ne olursa olsun, iç mekan konfor koşullarına gereken önemin verilmesi, bu anket çalışmasının başlangıç noktasını oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı, giydirme cephe sistemlerinde uygun malzeme ve detay seçimi, cephe elemanlarının boyutlandırılması, sistemin olumlu – olumsuz yönlerinin belirlenmesi ve gereken konfor koşullarının sağlanmasında kullanıcı görüşlerinden yararlanarak istenilen sonuca ulaşmaktır.
1.Giriş
Konfor; insanın, fizyolojik açıdan minimum düzeyde enerji harcayarak çevresine uyum sağlayabildiği, psikolojik açıdan ise çevresinden memnun olduğu koşullar grubu olarak tanımlanmaktadır. Yaşanılan bina içinde konfor koşullarının gerçekleştiği durumlarda, insanın fiziksel ve zihinsel performansı maksimum düzeye ulaşmaktadır. Yapı kabuğu oluşturulurken iç mekanlarda konfor şartlarının sağlanması gerektiği unutulmamalıdır. Hafif giydirme cephe sistemi uygulanan yapılarda optimal konfor koşullarının sağlanması amacıyla kullanıcı görüşlerini içeren anket çalışması için seçilen bölge İstanbul merkez il ve ilçeleridir. Farklı sistemlere ve otel, hastane, ofis, okul, alış-veriş merkezi gibi farklı işlevlere sahip 20 bina belirlenerek, bu binalarda görev alan, tamamı teknik personel olmak üzere, toplam 20 kullanıcı ile görüşülmüştür. Kullanıcılara 32 adet soru yöneltilmiş, alınan yanıtlar yüzde ve grafiklere dökülerek yorumlanmıştır. Yapım sistemi, kullanılan malzeme türü, güneş kontrolü, ısı yalıtımı ve kondansasyon, ses yalıtımı, yangın, güvenlik, işçilik, temizlik, bakım, ısıtma ve havalandırma ile ilgili soruların ele alındığı anketin dökümleri aşağıda sunulmaktadır.
1.Anket Sonuçlarının Değerlendirilmesi
Ülkemizde giydirme cephe sisteminin inşaat sektöründe yer alması çok eski tarihlere uzanmamaktadır. Anketin uygulandığı binaların % 48'i 0-5 yıl, % 38'i 5-10 yıl, % 14'ü ise 10 yıl ve daha fazla süreyle kullanılmaktadır. Sonuçlar değerlendirilirken, bu kullanım sürelerini göz önüne almak, değerlendirmenin en doğru şekilde yapılabilmesi açısından dikkate alınması gereken önemli bir nokta olarak karşımıza çıkmaktadır. Geleneksel şekilde uygulanan ancak daha sonradan giydirme cephe tekniği ile kaplanan cephelerin oranı % 10 ile sınırlı kalmakta, cephelerin % 90’ı giydirme cephe sistemine göre tasarlanarak inşa edilmiştir. Cepheler, kendilerini taşıyan, taşıyıcı iskeletleri açısından incelendiklerinde, % 86’sının asma sistem, % 14’ünün ise klasik sistem ile uygulandığı belirlenmiştir (Grafik 1). Opak kısım dikkate alındığında; cephelerin % 52’sinin parapetsiz sistemle, % 48’inin ise kagir parapetli olarak uygulandığı görülmektedir (Grafik 2). Cepheler uygulama tekniği açısından karşılaştırıldıklarında; % 90 oranında büyük bir kısmında, maliyeti diğer sistemlere göre daha düşük olan çubuk (stick) sistem uygulandığı, yarı panel ve panel sistemin uygulama sahasına henüz yeni yeni girdiği gözlenmiştir. Cephelerin % 67’sinde kapaklı sistem, % 33’ünde ise strüktürel silikon cephe uygulaması yapılmıştır (Grafik 3).
Grafik 1 - Uygulanan giydirme cephe işlemi
Grafik 2 - Opak kısımlardaki parapet oluşumu
Grafik 3 - Giydirme cephe yapım sistemi
Strüktürel silikon cepheler, maliyet açısından daha pahalı uygulamalar olsalar da, her geçen gün talep artışına uğramakta ve hafif giydirme cephe sistemlerinin inşaat sektörüne ilk girdiği yıllarda büyük oranda uygulanan kapaklı sistemle yarışır hale gelmektedirler. Hafif giydirme cephe sistemleri vizyon ve opak (dolu) olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Opak (dolu) kısım denilen parapet bölgesinde kullanılan malzeme türleri Grafik 4.’de verilmektedir. Vizyon kısımlarda yani dış mekanla görsel bağlantıyı sağlayan bölümlerde ise % 50 oranında reflektif camlar, % 40 renkli çift camlar ve % 10 oranında ise Low-e kaplamalı iklim kontrol camlarının kullanıldığı tespit edilmiştir (Grafik 5). Vizyon kısımların % 65'inde mavi, % 10'unda yeşil, % 10'unda gri, % 10'unda altın ve % 5'inde bronz renk tercih edilmektedir. Anketin yapıldığı binaların % 60’ında vizyon kısımlarda kullanılan pencere doğramaları açılırken, % 25’inde açılan kanatlar bulunmamakta, % 15’inde ise her katta sınırlı sayıda açılan (bir veya iki adet) pencere bulunmaktadır. Alınan sonuçlara göre pencere kanatlarının açılmaması gerektiğini vurgulayan % 79 oranında bir kesim olmasına rağmen, kullanıcıların % 21’i de kanatların açılması gerektiğini savunmaktadır. Ancak şu anki haliyle % 90 oranında kullanıcı açılan kanatların boyutsal kullanımını uygun bulmamaktadır. Çok katlı binalarda açılan kanatların pek çok açıdan sakıncaları bulunmasına karşın, bunun nedenlerini bilmeyen kullanıcılar kanatların açılabilir olması gerekliliğine ilişkin görüşlerini belirtmişlerdir (Grafik 6). Kullanıcıların kanatların açılmaması gerekliliğine ilişkin görüşleri ise Grafik 7’de verilmektedir.
Grafik 4 - Opak kısımlardaki malzeme türü
Grafik 5 - Vizyon kısımlardaki cam türü
Grafik 6 - Kullanıcıların pencere kanatlarının açılabilir olması gerekliliğine ilişkin görüşleri
Grafik 7 - Kullanıcıların pencere kanatlarının açılmaması gerekliliğine ilişkin görüşleri
Yeterli havalandırma ve yeterli güneş ışığının sağlanması, iklimsel konfor koşullarının sağlanmasında önemli birer etken olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Anketin yapıldığı binaların % 48'inde air condition'la birlikte doğal havalandırma, % 38'inde sadece air condition, % 14'ünde ise sadece doğal havalandırma kullanılmaktadır. İç mekanlarda sağlanan havalandırma kullanıcılar tarafından oldukça yeterli görülmektedir. Bunun sebebi, doğal havalandırmanın yanı sıra yapay havalandırma sistemlerinin de bina içinde sürekli faaliyet göstermesidir. Cephe yüzeyinin büyük bir bölümünün genellikle büyük cam panellerle kaplı olduğu hafif giydirme cephe uygulamalarında, kullanıcıların %76'sı doğal gün ışığını yeterli bulurken, % 24'ü yetersiz kabul etmektedir. Anketin yapıldığı binaların % 57'sinde güneş kontrol elemanı kullanılmamakta, % 43'ünde ise kullanılmaktadır. Güneş kontrol camı kullanılan cephelerde ekstra güneş kontrol elemanı kullanmaya gerek duyulmadığı; stor, perde, jaluzi gibi ekstra güneş kontrol elemanı bulunan cephelerin normal cam ünitelerinin kullanıldığı cepheler olduğu gözlenmiştir. Isıtma işlemi, binaların % 71'inde air condition, % 19'unda radyatör, % 11'inde ise hem radyatör hem de air condition ile sağlanmaktadır. Air – condition sistemi binaların % 86’sında havalandırma sağlamak, % 81’inde de hem havalandırma hem de ısıtma sağlamak amacıyla kullanılmaktadır. Bu durumda, kullanıcılara yaz ve kış mevsimlerinde iç ortam sıcaklıkları hakkındaki görüşleri sorulduğunda, yapay iklimlendirme tesisatı sayesinde iç ortam sıcaklıklarının sabit tutulabilmesinden ötürü, olumlu yanıtlar alınmıştır. Yaz ve kış mevsimine ait iç ortam sıcaklığı hakkındaki görüşler % 90 oranında olumlu olarak ifade edilmiştir. Cephede oluşabilecek terleme durumu incelendiğinde, vizyon kısımlarda kullanılan cam yüzeylerin % 90’ında terlemeye rastlanmadığı gözlenmiştir. İşitsel konfor koşulları dikkate alındığında, kullanıcıların sadece % 5’lik bir kısmı dışarıdan gelen gürültüden rahatsız olmakta, % 95’i dışarıdan gelen ses şiddetini rahatsız edici bulmamaktadır. Bu da hafif giydirme cephe sistemlerinde kullanılan malzemelerin ve detaylandırma tekniğinin işitsel konfor koşulları açısından uygun olduğu sonucuna varılmasına neden olmaktadır. Özellikle yüksek yapılarda tercih edilen bir sistem olmasından ötürü, hafif giydirme cephe sisteminin uygulandığı binalarda rüzgar etkisi dikkate alınması gereken bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Rüzgar etkisi ilk ve orta katlarda hissedilmezken, son katlarda yaşayan kullanıcıların % 19’u rüzgar etkisini hissettiklerini belirtmişlerdir. Cephelerin % 71’ine kullanılmaya başlandıkları ilk günden itibaren herhangi bir bakım işlemi uygulanmamıştır. Ancak % 29’una, dış yüzeyde görülen malzeme ve metal aksam bozulmalarından ötürü bakım yapılmıştır. Opak ya da vizyon kısımların oluşturulmasında, gerek yanlış malzeme kullanımı, gerek yanlış detaylandırma, gerekse hatalı işçilikten kaynaklanan birtakım sorunlarla karşılaşılmıştır. Cephelerin % 19’unda yanlış işçilikten kaynaklanan hataların bulunduğu belirlenmiştir. Temizlik sorunu da bina cephelerinin performans kriterleri açısından değerlendirilmesinde dikkate alınması gereken bir noktadır. Anketin yapıldığı binaların cephelerinin % 53'ü ayda bir defa, % 14'ü ise yılda 1-2 defa temizlenmektedir. Binaların % 33'ünün cephesinde herhangi bir temizlik periyodu bulunmamaktadır (Grafik 8). Kullanıcılara, emniyet ve güvenlik açısından cepheden kaynaklanan herhangi bir sorunla karşılaşıp karşılaşmadıkları sorulduğunda, bugüne kadar hiçbir sorunla karşılaşmadıkları tespit edilmiştir.
Grafik 7 - Cephenin temizlenme periyodu
Kullanıcılara yaşadıkları binaların cephe konstrüksiyonunu dikkate alacak şekilde, içinde bulundukları konfor koşulları hakkındaki olumlu ve olumsuz görüşleri sorulduğunda, Grafik 9 ve Grafik 10’da belirtilen sonuçlar elde edilmiştir. Son olarak, kullanıcılara hafif giydirme cephe sistemi ile inşa edilen bu binaların cephelerinin estetik görünümü hakkındaki görüşleri sorulduğunda, % 86’sı yaşadıkları binanın cephelerini estetik açıdan çevresi ile uyumlu bulduğunu belirtmiştir.
A - İyi bir ısı ve ses yalıtımı B - Temizlik ve bakım kolaylığı
C - Modern bir dış görünüm
D - Dayanıklılık
E - Manzara serbestliği
F - Aydınlık mekanlar
G - Psikolojik rahatlık
H - Mekan kullanım alanındaki artış
I - Yapıya az yük binmesi
J - Homojen suni havalandırma
K - Mekanların çabuk ısıtılması
 
A - Yüksek temizlik maliyeti B - Açılan kanat boyutları
C - Çabuk kirlenme
D - Reflektif camlarda gece görüş sorunu
E - Camlarda oksitlenme
F - Su sızıntısının tespit zorluğu
G - Temiz hava sorunu
H - Taş kaplamada uğultu sesi
I - Güneş alan cephelerde aşırı ısınma
J - Taş kaplamanın iç karartıcı etkisi
K - Açık mekanlarda rüzgar etkisi
 
3.Sonuçlar
Bütün bu veriler doğrultusunda giydirme cephe uygulanan binalarda daha iyi konfor koşullarının sağlanabilmesi için kullanıcı görüşleri doğrultusunda belirlenen; dikkat edilmesi gereken noktalar, yapılabilecek mimari değişiklikler ve alınabilecek önlemler aşağıda belirtilmektedir. Bu görüşler; optimal konfor koşullarının sağlandığı, giydirme cephe sistemi uygulanan bir binada bulunması gereken özelliklerin neler olduğu sorusuna da açıklık getirmektedir. Aydınlık ve ferah mekanlarda, manzara serbestliği içinde yaşayan insanlar psikolojik açıdan rahatlık hissettiklerini ifade etmişlerdir. Dış duvarı oluşturan ince cephe elemanları, mekan kullanım alanında artış yaratırken aynı zamanda iyi bir ısı ve ses yalıtımı da sağlamaktadırlar. Air condition sistemi sayesinde homojen bir havalandırma sağlanmakta, mekanlar kısa sürede ısıtılıp soğutulabilmektedir. Temizlik ve bakım kolaylığı kadar dayanıklı, yapıya az yük binmesini sağlayan, çevresiyle uyumlu, estetik ve modern bir dış görünüme sahip hafif giydirme cepheler kullanıcılar tarafından içinde yaşamaktan memnuniyet duyulan binalar olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Bu sonuçlar insanların çevrelerinde artık modern yapılar görmek istediklerini açıkça ortaya koymaktadır. Olumlu görüşlerin yanı sıra, sistemle ilgili birtakım olumsuz görüşler de bulunmaktadır. Bunların başında, yüksek temizlik maliyeti gelmektedir. İstanbul’daki yoğun çevre kirliliği ve tozlanma sonucu binaların cephelerinin çok kısa sürede kirlenmesi ve temizlik hizmetinin ülkemizde belli firmalar tarafından, dolara endeksli olarak, yüksek ücretler karşılığında yapılıyor olması, bu tür binaları işleten kişi ya da kuruluşlar tarafından olumsuz bir etken olarak gösterilmektedir. Yapılan çalışmada malzeme, uygulama ve işçilik hatalarından kaynaklanan sorunlar; cephesinde taş kaplama bulunan mekanlarda duyulan uğultu sesi, camlarda görülen oksitlenme ve kararma, herhangi bir su sızıntısı olduğunda sistem içinde sızıntı yerinin tespit zorluğu olarak karşımıza çıkmaktadır. Yoğun şekilde kullanıldığında taş kaplamanın psikolojik açıdan iç karartıcı bir etkisi olduğu, reflektif camlarda gece görüş sorunu yaşandığı, güneş alan cephelerde güneş kontrol camı kullanılmaması durumunda aşırı ısınma görüldüğü, malzeme seçimi konusunda belirtilen olumsuz görüşlerdir. Bu nedenle, taş kaplamanın cephede yoğun kullanımının psikolojik rahatlık açısından uygun olmadığı söylenebilir. Aynı şekilde, cephede yoğun güneş ışığına maruz kısımlarda güneş kontrol camlarının kullanılması gerekliliği sonucuna varılmıştır. Ancak güneş kontrolü sağlayan reflektif camların, mümkün olduğunca gece kullanımına açık olmayan binaların cephelerinde tercih edilmesi de alınabilecek basit önlemler olarak karşımıza çıkmaktadır. Vizyon kısımlarda büyük boyutlarda cam panel kullanımı, iç mekanlara istenen güneş ışığını sağladığı için uygun bulunmaktadır. Ancak açılan kanatların büyük ebatlarda olması kullanım zorluğu yaratmaktadır. Bu nedenle, açılması gereken kanat boyutlarının cephe tasarımında bu durum göz önüne alınarak boyutlandırılması daha uygun olacaktır. Kanatların açılabilir olması kullanıcılar tarafından istenmeyen bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Kanatların açılması durumunda; yapay havalandırma dengesinin bozulduğu, güvenlik açısından tehlikeli durumlar oluştuğu, rüzgar etkisinin çok fazla hissedildiği, iç mekanlarda sıcaklığın düştüğü, yangın emniyetinin kaybolduğu ve psikolojik sorunu olanların, aşağı atlayarak intihar girişiminde bulundukları belirtilmiştir. Bu nedenle de binalarda açılabilir kanatlar bulunmasına rağmen, bu kanatlar zorunlu kalmadıkça kullanılmamaktadır. Kanatların açılabilir olmasını isteyenler; doğal temiz hava isteği, psikolojik rahatlık sağlama ve elektrik kesintilerinde havalandırma sorunu yaşanabileceği endişesiyle bu tür bir yaklaşımda bulunduklarını belirtmişlerdir. Ancak bu binalarda jeneratör sistemi de bulunduğu için, elektrik kesintisi yaşanmamakta, yapay havalandırma kesintisiz şekilde devam ettiği için de havalandırma sorunu bulunmamaktadır. Bu nedenle kanatların açılmaması daha uygun bir çözüm olmakta, açılan kanatlar yapılacaksa da belli bir denetim altında kullanılmalıdır. Binalarda yaz ve kış mevsimlerinde iç ortam sıcaklığı ile ilgili bir sorun yaşanmamaktadır. Bunun nedeni, yapay iklimlendirme tesisatının varlığıdır. İç ortam sıcaklığının ortalama 21 0C’ye ayarlanmış olması ve air condition sisteminin yaz – kış bu değeri yakalayacak şekilde çalışmasından dolayı, yapılan bu anket çalışmasında, hafif giydirme cephe sistemlerinin ısı yalıtım performansı hakkında kesin bir sonuca ulaşmak mümkün olamamıştır. Tüm sistemler, yapay iklimlendirme tesisatının da yardımıyla, iklimsel konfor koşullarını optimum şekilde sağlamaktadırlar. Hafif giydirme cephe sistemlerinin kullanıldığı binalar genellikle yüksek yapılar olmalarına rağmen, rüzgar etkisi son katlarda yaşayanların sadece % 19 gibi bir oranı tarafından hissedilmekte, genel anlamda rüzgar etkisi bu binalarda çok fazla hissedilmemektedir. Bu da rüzgar etkisinin tasarımcılar tarafından uygun şekilde hesaplandığını ortaya koymaktadır. Anketin uygulandığı binaların henüz ortalama 10 yıllık bir kullanım geçmişine sahip olmaları, bu binaların performanslarında zaman içinde herhangi bir değişim olup olmayacağı konusunda bize net sonuçlar vermemesine rağmen, bu kullanım süreci içinde genel anlamda kullanıcıların yaşadıkları binaların konfor koşullarından memnun oldukları tespit edilmiştir. Belirtilen olumsuz görüşlere rağmen, kullanıcıların tamamı, yeni bir binaya geçiş yapmaları durumunda yine giydirme cephe sistemi uygulanan bir binada yaşamak istediklerini belirtmişlerdir. Bina içinde konfor koşullarının gerçekleşmesi demek, insanın psikolojik açıdan çevresinden memnunluk duyması demektir ki, bu da fiziksel performansı üst düzeye çıkarmada etkili bir rol oynamaktadır. Bu durum hafif giydirme cephe sistemi uygulanan; ofis, hastane, otel gibi tüm yapılarda görsel, iklimsel, işitsel ve gereken her türlü konfor koşulunun en üst düzeyde sağlanmasını zorunlu kılmaktadır (Anketin uygulandığı binalara ait fotoğraflar aşağıda verilmektedir).
Süzer Plaza
Odak Plaza
İş Bankası Genel Müdürlük Binası
Yapı Kredi Plaza D Blok
The Plaza Otel
KVK Plaza
Kutaş İş Merkezi
Ak Merkez Konutları
 
Maya Akar İş Merkezi
Yapı Kredi Plaza
Princess Otel
 
Çuhadaroğlu Merkez Binası
İsmet Mobilya (Prestige Müzik Center)
Radisson Meeting Otel
Acıbadem Carousel Hastanesi
Princess Marin Otel
K Plaza İş Merkezi
AkMerkez Alışveriş Merkezi
Swiss Otel
Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi
3.kaynaklar
1. KAWNEER Architectural Aluminum Products, “Curtain Wall ”, U.S.A., 2000
2. OKTUĞ, Y., “Giydirme Cephe Tasarımcıları İçin Cam Seçim Kriterleri”, Archi Scope Dergisi, Sayı: 1, 1998
3. ŞENKAL, F., “Hafif Asma Giydirme Cephe Sistemlerinde Optimal Konfor Koşullarının Sağlanması İçin Performans Kriterlerinin Araştırılması”, T.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, Edirne, 2002
4. ŞİŞECAM, Camtaş Düzcam ve Cam Ambalaj Pazarlama A.Ş., “Cam Giydirme Cepheler ve Sağır Cephe Önlerindeki Kaplama Camları”, İstanbul, 1994
5. ŞİŞECAM, Camtaş Düzcam Pazarlama A.Ş., “Architectural Glass”, İstanbul, 1996
6. YENER, A., K., “Pencerelerde Uygulanan Gölgeleme Araçlarının Tasarımında İklimsel ve Görsel Konfor Koşullarının Sağlanması Amacıyla Kullanılabilecek Bir Yaklaşım”, İ.T.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, 1996