Teknik Yazılar - Sahada Su Sızdırmazlık Testi
EN 13051
Şantiye şartlarında kaliteyi muhafaza etmenin güçlüğünü hep biliriz.

Bilindiği gibi sistem doğramalar dizayn edildikten sonra özel laboratuarlarda test edilmekte ve sistem güvenli hale getirildikten sonra piyasaya sürülmektedir. Ancak, tüm titiz çalışmalara rağmen sistemin uygulanacağı yapı ve uygulayıcı firma farklı olduğundan her defasında aynı doğru neticeyi almak her zaman mümkün olmamaktadır.

Her ne kadar “sistem” olarak pazarlanan doğramalar şantiye montajını bir ölçüde disipline edebiliyorsa da, değişken şartlar yeterli güvenlik sağlamaktan çok uzak olmaktadır.

Bunun için bir yandan yeni metodlar geliştirerek bu problem halledilmeye çalışılırken (panel sistem gibi) bir yandan da meydana gelecek hataların bir an önce tespiti ve giderilmesi gündeme geldi.

Avrupa Birliği teknik komitesi de bu konudaki problemleri halletmek için yeni bir standart getirerek şantiyede montajın ilk aşamasında doğramalar üzerinde ve yerinde bir test yapılarak, varsa su kaçaklarının tespiti ve montaja öyle devam edilmesini mecburi standart olarak kabul etti ve Temmuz 2001’de EN 13051 numarası ile yayınladı (TSE de var). Avrupa Birliği üyesi olmayan İngiltere de aynı stndardı BS EN 13051 olarak aynen kabul etti.

Böylece EN 13051 Ocak 2002’den itibaren Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İzlanda, İrlanda, İtalya, Luksemburg, Holanda, Norveç, Portekiz, İspanya, İsveç, İsviçre ve İngiltere tarafından mecburi standart olarak kabul edilmiş oldu. Gümrük Birliği’ne dahil Avrupa Birliği’ne aday ülke olarak bu standardı bizim de kabul etmemiz gerekiyor.

Test; yapıya monte edilmiş fakat iç mekanda herhangi bir dekorasyon kaplaması henüz yapılmamış, bir başka deyişle içten tamamen gözlenebilen doğramalara uygulanıyor.

Test için özel bir aparat ve özel bir nozel ile cepheden 250 mm uzaklıkta ve 30° açı ile 2,7 bar basınçta m tul’de 5 l/dak.(5 dakikalık periyotlarla) su 30 dakika süre ile kritik detaylar boyunca püskürtülüyor ve püskürtme işlemi sırasında ve sonrasındaki 30 dakika iç yüzden gözlem yapılıyor ve su girişi olup olmadığı kontrol ediliyor. Eğer su girişi var ise o bölgebantlar veya mastikler ile tamir edilerek teste devam ediliyor ve tüm su girişi noktaları tespit ediliyor. Montajın ilk aşamasında yapılan bu testten sonra hatalı detaylarda gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra montaja devam ediliyor.

Bu sistemin üreticiler ile yapı sahipleri arasında çok görülen klasik bir anlaşmazlığı da halledeceğini düşünüyorum. Zira, ülkemizde inşaat mevsimi olan yazın çoğu bölgede yağmur yağmadığı için cephe sistemlerinin su alma ihtimalinden endişe eden yapı sahipleri cephe üreticisinin son ödemelerini yapmamakta direniyor ve bazen de haklı çıkabiliyorlar. Bu sistemle, sorunlar cephe sistemi kesin kabulu ve dekorasyonlar tamamlanmadan ortaya çıkacağı için hem tamir ve tashihi kolay olacak hem de yapı sahibi ve üretici yağmur beklemeyecek ve de üretici hakkettiği ödemesini alabilecek.

Özetle, yıllardır ifade ettiğim gibi herhangi bir üretici tarafından uygulanabilir şekilde dizayn edilmiş standart bir sistemin iyi detaylanmış ve projelendirilmiş olması her yapıda iyi netice vereceği manasına gelmez. Aynı zamanda, o yapıya, yapı özelliklerine uygun olarak ve işi bilenler tarafından uygulanmış olması da gerekir.

Bu test yöntemi ile yapı sahiplerinin ve işi bilen ve iyi uygulayan üreticilerin güzel, eserlerinin aynı zamanda su geçirmediğini de yağmur mevsimini beklemeden görerek üreticiler kadar memnun ve mutlu olacaklarına inanıyorum.

CWG danışmanlık ltd.
Yenal OKTUĞ
Yüksek Mimar